Gelecek De Bir Gün Gelecek, Pekiyi Gelecek Neler Getirecek?

Bu metinde bilişim teknolojilerinde önümüzdeki yıllarda genel olarak olması beklenen gelişimler ile tarafımca tahayyül edilen gelecekteki gelişmeler tartışılmaktadır. 1960 ve 1970’lerde bazı iş kollarında, bilgi depolama işinden başka bir anlamda kullanılmayan bilgi teknolojilerinin son 50 yılda kat ettiği muazzam mesafe önümüzdeki 10, 20 ve 50 yılda da inanılması güç gelişmelerin olacağının en büyük dayanağı olarak yorumlanabilir. Şu anda dahi bir yerlerde süratle geliştirilmekte olan bilgi teknolojilerinin önümüzdeki 10, 20 ve 50 yılda göstereceği ilerleme ile ilgili değerlendirmelerim burada yer almaktadır.

1. TEKNOLOJİ, BİLİM, BİLGİ VE BİLGİ TEKNOLOJİLERİ NEDİR?

Bilgi teknolojileri isim tamlamasında iki kelime bulunmakta: bilgi ve teknoloji. Demek ki burada asgari olarak iki temel kelimenin açıklanması, ardından da bilgi teknolojilerinin açıklanması gerekmektedir. Bununla birlikte, bir kavram daha var ki işin içinde teknoloji varsa artık onsuz ilerleyememekteyiz: bilim. Burada bilim, teknoloji, bilgi ve bilgi teknolojilerinin tanımının verilmesi uygun olacaktır.

1.1. Teknoloji

Teknoloji, kelime olarak Yunanca “techne” ile “logia” kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Techne “sanat, el yapımı, beceri” anlamlarına gelirken logia söz söylemekten türetilerek “bir alandaki çalışmalar” anlamındaki “–loji” ekine ulaşılmasını sağlamıştır. Genel olarak el yapımının bilgisi, nesnenin bilgisi, aletin bilgisi olarak Türkçeye çevirmek çok yanlış olmayacaktır. İnsan ihtiyaçlarına uygun yardımcı alet ve araçların yapılması ya da üretilmesi için gerekli bilgi ve beceri teknoloji olarak tanımlanabilir.

Teknoloji, zekaya ve düşünme yeteneğine sahip insanın aletler yaparak cisimleri nesne haline getirmesi ile ortaya çıkan bir olgudur. Herhangi bir şekilde sistematik olarak açıklaması olmasa da günlük hayatta en ilkel insandan günümüzün karmaşık yapıdaki insanına kadar insanoğlunun nesneleri işleyerek yapabildiği her şeyde teknoloji olduğu ileri sürülebilir.

1.2. Bilim

Bilim, köken olarak Latince “scientia (bilgi / bilgi birikimi – knowledge)” kelimesinden gelmektedir. Türkçede de bilmek fiilinden türetilmiştir. Bilim, evren hakkında sınanabilir açıklama ve öngörüler şeklinde bilgiyi (knowledge) inşa eden ve düzenleyen sistematik bir girişimdir. Bilim, veri ve bilgilerin (information) işlenerek tutarlı ve denenebilir modeller ortaya konması ve bilgiye (knowledge) ulaşılması süreci olarak da tanımlanabilir.

Bilim, teknolojiden sonra ortaya çıkmıştır, zira bir modelleme çalışması için belirli bir zihinsel etkinlik seviyesine ulaşılması gerekmiştir. İçgüdüsel olarak nesneleri kullanma ve değiştirme yeteneğine sahip insanoğlu, becerisini geliştirme anlamında modellemelere ihtiyaç duyduğunda bilim de ortaya çıkmıştır diyebiliriz.

1.3. Bilgi (Information)

Bilgi, bildirmek (Latince informare) kelimesinden türetilmiş ve temel olarak bir ileti (mesaj) olarak anlamlandırılabilecek simge dizisidir. Bilgi, taşınmakta olan iletidir denebilir ve bilme eyleminin üçlemesi olan veri-bilgi-bilgi birikimi (knowledge) üçlüsünde ham haldeki verinin işlenerek malumat haline gelmesidir.

1.4. Bilgi Teknolojileri

Bilgi teknolojileri, verinin depolanması, çağrılması, iletilmesi ve işletilmesi için bilgisayar ve yazılımın kullanıldığı teknoloji alanıdır. 1960’lı yıllardan itibaren gelişim gösteren bilgisayarlar ile bilgi saklama ve çağırma hızının artması, bilginin daha hızlı bir şekilde iletilmesi noktasında insanoğluna büyük imkânlar tanımıştır. Günümüzde, bilgi teknolojileri denince akla bilgisayarsız bir teknoloji kolu gelmemektedir.

2. BİLGİ TEKNOLOJİLERİ, BİLİM VE GELECEK

1965 yılında Intel kurucularından G. Moore tarafından ortaya konan ve soyadıyla anılan Moore Yasası, her 18 ayda bir tümleşik devre üzerine yerleştirilebilecek bileşen sayısının iki katına çıkacağını öngörmektedir. Bu, 1,5 yılda bir işlemci kapasitesinin teorik olarak 2 katına çıkması demektir. Son 50, 20 ve 10 senelik gelişmeleri kısaca düşündüğümüzde, bir eve sığdıramayacağımız bilgi depolama ve işleme kapasitesinin şu an cebimizde olan akıllı telefonlarda olduğunu görebiliriz. Bu nevi nice gelişim sanki biz bugüne ışınlanmışız gibi gözümüzün önünde durmakta ve tarafımızdan idrak edilememektedir. Burada, bundan sonraki süreçte neler olabileceği ile ilgili tahminler can alıcı soru olarak karşımıza çıkmaktadır.

2.1. Günümüze Yakın Dönemlerde, Mesela 10 Sene Sonra Bizi Neler Bekliyor?

Günümüzde bilgi teknolojilerinde gelişme denince; akla yüksek hızlı bilgisayarlar, yüksek kapasiteli depolama alanları, ince ve küçük işlemciler, yüksek çözünürlüklü görüntü, mekândan bağımsız internet gibi aslında şu an tam olarak birebir olmasa da tasarım ve kavram olarak plan dâhilinde olan gelişmeler gelmektedir. Buradan hareketle 10 sene içinde bugünkünden çok, ama çok farklı bir bilgi teknolojileri portföyünden bahsetmek yerine, ayakları yere daha sağlam basan teknolojilerden bahsetmek daha akılcı gözükmektedir.

10 sene sonra Mobil İnternetin aşırı yaygınlaşmasını, bilgi iletiminde artık yüksek hızlı iletişim sürümlerinin ortaya çıkmasını, bulut bilişimin ileri seviyeye ulaşmasını beklemek hata olmasa gerek. Bununla birlikte, detay vermek gerekirse artık kurumsal depolamanın ortak bulut bilişim depolama alanlarına evrilmesi, veri iletişiminde büyük verinin iletim sorunlarının halledilmesi ve 3D baskının artık gerçekten kullanılabilecek ürünleri ortaya çıkarabilir hale gelmesinin beklenmesi mantık dahilinde görünmektedir.

Şehirler ve hatta ülkeleri kapsayana Wi-Fi alanlarının oluşturulması ihtimalinden şu anda bile konuşulmaktadır. Elektrik şebekesi üzerinden internet bağlantısı ile ilgili çalışmalar hâlâ sağlıklı sonuçlar meydana getirmese de 10 yılda elektrik üzerinden çok yüksek hızlı internet bağlantısına kavuşmanın uzak bir hayal olmadığı aşikârdır. Evdeki televizyonlardan aynı anda birden fazla görüntü alınabilmesi şu an bile mümkünken iki kişilik bir ailenin 10 sene içinde aynı televizyona bakarak farklı iki yayın seyretmesini olası bulmamak mümkün müdür?

Katlanabilir tabletler, otomatik sürücülü arabalar ya da en azından “akıllı” yani sürücüye neredeyse sıfır hata yapma şansı veren arabalar, akıllı saatler (ki örnekleri çoktan hayatımıza girdi) artık değil 10 sene belki de 5 sene içinde hayatımızda olacaklar. Ayrıca, şimdiden önemli bir mesafe kat etmiş durumdaki sinir sistemine bağlı yapay uzuvların 10 sene içinde günlük hayatımıza girmemesi için bir neden yok gibi.

Burada bahsedilenler, bilginin depolanması, çağrılması, iletilmesi ve işlenmesi anlamında 10 sene içinde hayatımızda olmasının çok olası olduğunu düşündüğümüz ürün ya da teknolojilerdir. Acaba daha ileride neler olabilir diye tahayyül edince, insan yine çığır açan teknolojiler ile baş başa kalabilir.

2.2. Pekiyi Ya 20 Sene ve 50 Sene Sonra Neler Göreceğiz?

Bilimkurgu filmlerini düşünün: Tekerleksiz uzay araçları, gezegenler hatta yıldızlarda kolonileşme, gezegenler arası iletişim ve ulaşım, yapay zekâ ve robotlar, insansız üretim yapan makineler, bilgi iletişiminde “sıfır süre”, hatta ışınlanma… 20 sene içinde bunlardan hangisinin olmayacağını söylemek çok zor; zira 20 sene önce sıradan bir kişiye “karşısındaki ile telefon üzerinden görüntülü bir şekilde görüşme yapabileceğini” söyleseydik büyük ihtimalle onunla alay ettiğimizi düşünürdü, ancak bugün aynı kişi için bu “iş” oldukça sıradan bir etkinlik. Bunun gibi onlarca, hatta yüzlerce “şeyi” günlük hayatımızda kullanıyor veya uyguluyoruz; fakat hiçbiri artık bize yenilik olarak gelmiyor.

20 sene sonra, yapay zekânın ve yapay zeka kullanan robotların artık hayatımızda olacağı kanaatindeyim. Hatta öğrenen sistemlerin insan benzeri robotlarda kullanılması ile ev robotları, iş robotları ve zevk robotları gibi değişik insansı robotların hayatımıza yavaş da olsa gireceğini düşünüyorum.

Cep telefonları ve tabletlerin yerinde sesli ve görüntülü iletişim için sadece gözlüklerin ve çiplerin kullanılmaya başlanacağı da aklıma geliyor. Burada biraz ileri gidip, bir çip vasıtasıyla ses tellerimiz (gırtlak) ile kulak arasındaki kısma, deri altına olmak üzere, bir çip takılarak istediğimiz kişiyi arayabileceğimizi bile düşündüğümü söyleyebilirim.

DNA çalışmaları sayesinde, yeni nesil genom haritalaması ve gen üzerinden bilgi aktarımı konusunda çok daha bilgili hale geleceğimiz ve “insan bilgisini” depolama ve çağırma konusunda daha uzman bir hale geleceğimizi düşünüyorum. Ayrıca, dış ortamda insan organı “yetiştirilmeye” başlanacağını ya da elektronik organların “inşa edileceğini” de beklemekteyim.

Suyun bilgisine ulaşılarak temiz su kaynağı yaratılması da aklıma gelen bir diğer husus. Tuzlu sudan –içme suyu olmasa bile – kullanım amaçlı temiz suyu ucuz maliyetler ile elde edecek bilgiye ulaşabiliriz.

50 sene içindeyse çok daha akla hayale gelmeyecek gelişimler olacağı tam olarak “kesin”! Çok uçuk şeylerin de aklıma geldiği bir gerçek: Mesela proteine bilgi yazımı, organik maddelere bilgi depolama, şeylerin interneti, aracısız iletişim, android ve hatta insan gibi “yaşayan ve yaşlanan” androidler, maddelerin ışınlanması, dünyanın “ısınmasını “engelleyecek” yeni teknolojiler… bunların bir kısmı insana çok uzak, hatta imkânsız gelebilir.

Kanaatimce, insanoğlu 50 sene içinde en azından maddeleri ışınlamayı keşfedecek, bu doğrultuda çalışmaların yapıldığı hepimizin malumu. Buradan hareketler, gezegenler arası yolculuk için gerekli olan çok hızlı yolculuk etme gereğinin de karşılanabileceğini düşünüyorum.

Tekerleksiz uçakların 50 seneden önce bulunmasını bekliyorum. İnsanların düşündüklerini evde üretebilecekleri 3D baskı makinelerine sahip olacağını ve kendi elektriklerini kendi üretecekleri sistemlere sahip olacaklarını hayal ediyorum.

Bunların yanında, en çok üzerine düşündüğüm ve olmasını istediğim gelişme ise suya bilgi yazmak ile organik maddeler vasıtasıyla iletişim kurabilmek. Hayalim odur ki 50 sene için molekül ve atom parçacıklarına bilgi yazabilme şansına erişeceğiz. Şu an her türlü iletişim için – dil de dâhil olmak üzere – bir aracıya ihtiyacımız olduğunu düşünürsek “havadaki moleküller” vasıtasıyla değil de onlar üzerinden düşüncelerimizi başka insanlara aktarabilmek inanılmaz bir gelişme olurdu.

“Gelecek De Bir Gün Gelecek, Pekiyi Gelecek Neler Getirecek?” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.